Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca evlilik dışı doğan çocuk ile baba arasındaki soybağının kurulmasını sağlayan babalık davası açılırken dikkat edilmesi gereken esaslı usul ve esas kuralları şu şekildedir:
1. Davanın Tarafları ve İhbar Yükümlülüğü
- Davacı: Babalık davasını yalnızca çocuk veya anne açabilir. Anne ve çocuğun dava hakkı birbirinden bağımsızdır; davayı birlikte açabilecekleri gibi ayrı ayrı da açabilirler. Ergin olmayan çocuk adına davayı atanacak kayyım açar.
- Davalı: Dava, baba olduğu iddia edilen kişiye yöneltilir. Şayet baba vefat etmişse dava mirasçılarına, hiç mirasçısı yoksa Hazine'ye karşı açılır.
- İhbar Zorunluluğu: TMK m. 301/3 gereği davanın Hazine'ye ve Cumhuriyet Savcısına ihbar edilmesi yasal bir zorunluluktur. Ayrıca dava anne tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anneye ihbar edilmelidir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi Yargıtay kararlarınca bozma sebebidir.
2. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ankara Boşanma Avukatı
- Görevli Mahkeme: Babalık davalarına bakmakla görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. (Aile mahkemesi teşkilatlanmayan ilçelerde davaya Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bakar).
- Yetkili Mahkeme: TMK m. 283 uyarınca soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava tarihindeki veya çocuğun doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır.
3. Ön Şart: Mevcut Bir Soybağının Bulunmaması
Babalık davasının esastan incelenebilmesi için çocuğun nüfus kaydında bir başka erkekle soybağı ilişkisinin bulunmaması gerekir. Çocuk, annenin evliliği devam ederken veya evliliğin sona ermesinden (boşanma/ölüm) itibaren 300 gün içinde doğmuşsa, kanuni karine gereği annenin kocasının nüfusuna kaydedilir. Gerçek biyolojik babaya davanın yöneltilebilmesi için öncelikle kocaya karşı soybağının reddi davası açılarak bu mevcut kaydın iptal edilmesi şarttır. Bu sıralama atlanarak doğrudan biyolojik babaya açılan dava dava şartı yokluğundan reddedilir.
4. Hak Düşürücü Süreler (Kritik Aşama)
Babalık davasında uygulanan süreler zamanaşımı değil, hak düşürücü süre niteliğindedir; yani durmaz, kesilmez ve mahkemece resen (kendiliğinden) dikkate alınır.
- Anne Yönünden: Annenin dava açma hakkı, çocuğun doğumundan itibaren 1 yıl geçmekle düşer. Çocuğun başka bir erkekle soybağı ilişkisi varsa (soybağının reddi gerekiyorsa), bu 1 yıllık süre, reddi kararının kesinleştiği tarihte işlemeye başlar
- Çocuk Yönünden: TMK m. 303/2'de yer alan ve çocuğun dava hakkını ergin olmasından itibaren 1 yıl ile sınırlayan hüküm, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından iptal edilmiştir. Güncel hukuki duruma göre, çocuk veya çocuk adına kayyım tarafından açılacak babalık davalarında herhangi bir hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Çocuk, ergin olduktan sonra da süre kısıtlaması olmaksızın kendi adına dava açabilir.
5. İspat Yükü ve Babalık Karinesi
- Babalık Karinesi (TMK m. 302): Davalının, çocuğun doğumundan önceki 300. ile 180. günleri arasında (yasal gebe kalma dönemi) anne ile cinsel ilişkide bulunduğu ispatlanırsa, bu durum babalığa güçlü bir karine oluşturur.
- DNA İncelemesi: Yargıtay içtihatları doğrultusunda babalık davasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için en kesin delil Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak DNA inceleme raporudur. Mahkeme bu incelemeyi resen yaptırabilir. Davalının DNA testi için örnek vermekten kaçınması halinde, hakim zorla örnek alınmasına karar verebileceği gibi bu kaçınma hali davalı aleyhine karine olarak da değerlendirilir.


